SULTANBEYLİ’DE ‘ERBAKAN’ SEVGİSİ

SULTANBEYLİ’DE ‘ERBAKAN’ SEVGİSİ
Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan, Başbakan olduğunda “koltuğunuz masanız ne renk olsun” diye soran memurlara “Güzel kardeşim ben her gelen başkan değilim müsrif haramdır, gerek yok bu şekilde kalsın”...

Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan, Başbakan olduğunda “koltuğunuz masanız ne renk olsun” diye soran memurlara “Güzel kardeşim ben her gelen başkan değilim müsrif haramdır, gerek yok bu şekilde kalsın” cevabını vermiş.

 

ŞUBAT AYI ŞEHADET AYI

Saadet Partisi Sultanbeyli İlçe Teşkilatı, şehitler ayı olan Şubat ayında Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı Anma ve Şehitler Gecesi programıyla yüzlerce kişiyi Sultanbeyli Kültür Merkezi’nde bir araya getirdi. Erbakan’ın davasının ve şehadetin gündemleştirildiği geceye Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Yasin Hatipoğlu, Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, Mescid-i Aksa Güvenlik Şefi Ebu Kuteybe, Erbakan Hocanın 25 yıllık özel kalemi İbrahim Titiz ve çok sayıda davetli katıldı. Şehitlerin anıldığı sinevizyon gösterimi ve Sultanbeyli İlçe Başkanı Fetullah Bülbül’ün selamlama konuşmasıyla başlayan gece, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Yasin Hatipoğlu’nun konuşmasıyla devam etti.

 

“AKLIMIZI BAŞIMIZA DEVŞİRMELİYİZ”

Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Yasin Hatipoğlu gecede yaptığı konuşmada tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerken, yıllar önce yazdığı ve bizzat Erbakan hocaya okuduğu “Savunan Adam” şiirini yeniden okuyarak salonda duygu dolu anlar yaşanmasına sebebiyet verdi. Her ne olursa olsun zulme ve zalime destek olmayın diyen Hatipoğlu, başta ben olmak üzere aklımızı başımıza devşirmeliyiz” dedi.

“ÜLKESİ VE MİLLETİ İÇİN ÇALIŞAN GERÇEK BİR DÜNYA LİDERİYDİ”

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın 25 yıl boyunca Özel lalemi görevini yürüten İbrahim Titiz, Necmettin Erbakan’ın günlük yaşantısında, Siyasi hayatından, Kapatılan Partilerini ve bilenmeyen yönlerini anlattı. Titiz konuşmasında, “Necmettin Erbakan hocamız gerçek bir dava adamıydı, çok zeki bir insandı. Ülkesi ve Milleti için çalışan gerçek bir dünya lideriydi. Devletin malını fuzuli harcamazdı. Başbakan olduğu dönem evinin önüne eskortlar korumalar geldi. Sabah Başbakanlığa götürülmek için arabaya bindi ve bana seslendi. “İbrahim söyle arkadaşlara seri bir şekilde gidilsin, milleti rahatsız etmeden siren sesleri açılmasın dedi.” O kadar Devletine düşkün bir liderdi ki, Mesut Yılmaz beyden görevi aldı haliyle koltuklar masalar perdeler değiştirilmesi için görevli arkadaşlar geldi. Efendim masanız koltuklarınız hangi renk olsun nasıl bir şey istersiniz dedi. Öncekilere ne oldu arkadaşlar, bir şey olmadı işte malumunuz her gelen başkan değiştirir diye cevap verdi. Hocamız ise görevli arkadaşa “Güzel kardeşim ben her gelen başkan değilim müsrif haramdır, gerek yok bu şekilde kalsın dedi. Yine bir gün hocamın eşine koruma verilmesi için Emniyet Müdürü geldi ama hocamız korumaya gerek yok biz kendi hesabımızı vereceğiz bir de korumanınkine uğraşmayalım ona Allah yeter cevabını verdi” diye konuştu.

 

“ERBAKAN HOCA HEDEFİNE KİLİTLENMİŞ BİR ROKET GİBİYDİ”

 

Gecede 28 Şubat ve Erbakan’ın bu süreçteki tutumunu değerlendiren Mustafa Kurdaş, “Erbakan Hoca hedefine kilitlenmiş bir roket gibiydi. Hocamız, Millî Gazete’ye önem verirdi. Millî Gazete’yi hep yanında ister, bir yere gideceği zaman yanında mutlaka bir Millî Gazete muhabiri olurdu. Erbakan Hoca bu camiaya ve Millî Gazete’mize bir hedef bırakmıştır. Yeni bir dünya hedefi… Millî Gazete, yeni bir dünya hedefini hep seslendirmeye devam edecek. Erbakan Hoca, Millî Gazete’nin batıl mücadelesinde hakkın sesi olmasını hedefledi ve hep bu şekliyle baktı olaylara… Millî Gazete’nin hep etkin gazete olmasını istedi. Mesela, 28 Şubat sürecinde Refah Partisi’nin kapalı grup toplantılarında başbakan olarak kendi grubuna seslenirken şunu demişti: ‘Ah Millî Gazete 300 bin satıyor olsaydı 28 Şubat sürecini yürütenler acaba bu attıkları adımın hangisine cesaret edebilir?’ diyordu. Millî Gazete’nin muhteva olarak etkisi bir yana satış, tiraj olarak da ciddi bir etkiye sahip olmasını hep istemişti ve camiasını da Millî Gazete’yi alma noktasında teşvik ederdi” şeklinde konuştu.

 

“O NECMETTİN Kİ DİNİNİ YAYMAK İÇİN SAVAŞTI”

Mescid-i Aksa Güvenlik Şefi Ebu Kuteybe ise yaptığı konuşmada Kudüs’e ve Mescid’i Aksa’ya değindi. Muhakkak ki Beytül Makdis bizim için mübarek bir beldedir. Bu Kur’an-ı Kerim’de ve hadislerce sabittir. Mescid-i Aksa sadece bir belde değildir, bir mekan değildir. Müslümanlar için mübarek bir merkezdir. Biliyoruz ki çok mücahit ve alim Mescid-i Aksa için canlarını, güçlerini ortaya koydular. O alim ve mücahitlerin en önemlilerinden birisi elbette Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır. Hakka olan bağlılığıyla dikkat çeken o mücahit ve alim, tıpkı ismi gibi yaşamıştır. O dinin yıldızıdır. O Necmettin ki dinini yaymak için savaştı. Allah ondan amelini kabul buyursun, Allah ondan razı olsun” ifadelerini kullandı.

Yorum Yap

Ad Soyad (required)

E-mail (required)

URI