Yeni Başkan yardımcıları ve müdürler nasıl?

Hepiniz malumu 30 Mart yerel seçimlerinde Saadet Partisi’nin Sultanbeyli belediye meclis üyesi adaylığım dolayısıyla köşe yazılarıma ara vermiştim.  Seçim bitti. Halkımız tüm Türkiye’de olduğu gibi AK Parti haricinde birçok partiye yaşama şansı vermedi. Dolayısıyla siyasete giren birçok isim seçim sonrası  siyaset öncesi görevlerinin başına dönüp yaşantısına devam ediyor. Bu bağlamda bizlerde işimizin başına geçerek toplumumuza fikirlerimizi ve düşüncelerimizi yine bu köşelerden ifade etmeye devam edeceğiz. Yazılarıma aslında seçim analizi yaparak başlamak istiyordum ama geçtiğimiz hafta Sultanbeyli Belediyesi’nde yapılan Başkan Yardımcısı ve müdür atamaları Sultanbeyli’de en çok konuşulan ve merak edilen siyasi gelişme olduğu için değerlendirmemi bu yönde yapmak istedim.  Öncelikle şunu ifade edeyim ki, ikinci dönemini garantileyen Başkan Hüseyin Keskin, bu dönem ayaklarının üzerinde durabilmiştir. Başkan Keskin, radikal bir karar alarak geçtiğimiz dönem birileri tarafından Sultanbeyli’ye “çakma” olarak gönderilen ve Sultanbeyli halkı ile beş yıl boyunca kan uyuşmazlığı yaşayan başkan yardımcılarını göndermeyi başarmıştır.  En azından seçim döneminde bizlerinde kullandığı ‘başkan yardımcıları dışarıdan ithal ediliyor’ eleştirileri bu dönem için kapanmıştır. Giden vatandaşların arkasından konuşmanın çok şık olmayacağını düşünerek detaya girmiyor ve yeni atanan başkan yardımcıları ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

             ABDULLAH UÇAN:

 İkinci dönemini koruyan tek başkan yardımcısı. İlk dönemin ilk yıllarında Uçan üzerine çok oyunlar oynandığını biliyorum. Hatta bu oyuna bir aralar Sultanbeyli’de ki basında dahil edilmek istendi. Oyun kurucuların bu kirli fikirleri bir ara bana da gelmişti ama gönderen kişinin kirli olduğunu bildiğim için elimin tersi ile itmiştim. Ne yalan söyleyeyim Uçan’ın beş yılını tamamlayamadan görevden alınacağını çok düşünmüştüm ama içeride bilmediğim birçok şey değiştiği için Uçan görevine devam etti. Hatta ikinci beş yılını garantiledi.  Gönlü yere yakın bir isim. Bu dönem sorumluğu daha zor gibi geliyor. Ama tecrübesinden dolayı bu yükün altından kalkacağına inanıyorum. Kendisine hayırlı olsun.

              NİZAMETTİN ARSLAN:

Yenidoğan Belediyesi özel kalem müdürlüğü görevini yürütürken tanıdığım ve yıllardan bu yana görüştüğüm Nizamettin Arslan’ın başkan yardımcısı olması birçok isme sürpriz oldu ama bana sürpriz olmadı. Neden? Zarif Arslan, Yenidoğan’da seçimi kaybettiğinde Nizamettin Arslan kadrosu olan Sultanbeyli Belediyesine geri döndüğünde burada Belediye Başkanı Alaattin Ersoy’du. Arslan’ı gelirler şefliğinde beş yıl boyunca bir odaya adeta haps ettiler. O dönem Arslan, hiçbir etli ve sütlüye karışmadan beş yılını tamamladı. Hüseyin Keskin ilk göreve geldiğinde tecrübesinden faydalanmak için kenara atılan Arslan’ı yanına aldı ve Özel Kalem Müdürü yaptı. Arslan’ın Özel Kalem müdürlüğünü beğenen de vardı beğenmeyende.  Bana göre Arslan, müdürlüğünün hakkını fazlasıyla verdi. Özel Kalem müdürlüğünden sonra Nizamettin Arslan’ın başkan yardımcısı olması öncelikle belediye personeli içerisinde iyi okunması gereken bir durum. Özellikle kenara atılan ve ümitsizliğe kapılan personel, bundan sonra işine biraz daha sarılacaktır. Kenara atılan, hor görülen isimler bir gün kendilerinin de aynı basamakları çıkacağını ümit ederek işlrine daha fazla sarılacaklardır diye düşünüyorum. Arslan’ın Başkan Yardımcılığı Hüseyin Keskin’in elini daha da rahatlatmıştır. Özel Kalem Müdürüyken başkanın yokluğunu çoğu zaman aratmayan Arslan, başkan yardımcılığında bu boşluğu fazlasıyla kapatır diye düşünüyorum. Kendisine hayırlı olsun.

                  ZAFER SÖĞÜTÇÜ:

 AK Parti teşkilatında aldığı görevden dolayı tanıdığım, sessiz, sakin bir isim. Hani büyüklerin bir sözü vardır ya bir insanı tanımak için ya yol gideceksin ya da ticaret yapacaksın diye. Söğütçüy’le ne ticaret yapmışlığım, ne yol yürümüşlüğüm ne de sohbet etmişliğim var. Onun için kendisi hakkında pek fikir beyan edemem. Uygun düşmez. Ama Söğütçü’nün teşkilat kanalından geliyor olması dışarıya özellikle AK Parti’de siyaset yapan insanlara ve gençlere şu mesajı vermiştir. Mahalle başkanlığı ile siyasete giren bir isim Başkan Yardımcısı olabiliyor. Sizlerde çalışın sizlerde olun mesajı yüklü bir atamadır. Söğütçü’nün başkan yardımcılığına atanmasında ki, diğer bir mesaj Sultanbeyli’de yaşayan Karadenizlileredir. Giresun’lu olan Söğütçü, Karadeniz eşrafına açılan bir kapıdır diye düşünüyorum. Kendisine hayırlı olsun.

                   AYHAN KOÇ:

Beş yıl belediye meclis üyeliğinden sonra başkan yardımcılığı görevi tevdi edilen isimlerden biri olan Ayhan Koç, isabetli bir karar olmuştur. Koç’un başkan yardımcılığına atanmasında öncelikle kişiliği, sıcakkanlılığı, güler yüzlülüğü ve verilecek sorumluluğu yerine getirebilme özelliklerini bünyesinde taşıyor olması önemli bir etken. Bu etkenlerin yanı sıra Ayhan Koç namı diyar Ayhan Hoca, Sultanbeyli Belediyesi’nin doğu ve güneydoğu halkına “açılım” kapısı olmuştur. Geçtiğimiz dönem dışarıya çok yansımamış olsa da Sultanbeyli’de yaşayan Doğu ve Güneydoğu halkı belediyeye gidip rahatlıkla derdini anlatabilecek bir yetkili bulamamıştı. Ayhan Koç ismi bu dönem doğu ve güneydoğu halkının rahatlıkla gidip derdini anlatabileceği ve sorununa çözüm bulacağı bir isim olmuştur. Ayhan Koç’un olduğu bir yeri sadece doğu ve güneydoğu halkı ile sınırlamak yanlış olur ama Başkan Keskin’in Koç ile dışarıya verdiği mesajın temelinde bunun olduğunu tahmin ediyorum.  Öyle veya böyle Ayhan Koç’un doktorluğu döneminde hastalarına verdiği sıcakkanlılığı başkan yardımcılığına da yansıtacağını düşünüyorum. Kendisine hayırlı olsun.

                  MÜDÜRLER:  

 Yeni atanan ve görev yeri değişen bir iki müdür haricinde belediyede  “yapışkan müdürler” vesayeti devam ediyor. Uzun yıllardır sözlü olarak dile getirdiğim ama bundan sonra yazıya dökeceğim bir müdür gurubu var Sultanbeyli Belediyesi’nde. Bu müdür gurubuna yıllardır ‘Küçük Ergenekon’ tabiri kullanıyorum. Yeni modayla “Paralel Müdürler” gurubu da diyebiliriz. Paralel derken bunlar cemaat mensubu değil. Zaten kendilerine göre küçük bir cemaat oluşturmuş vaziyetteler. Bu müdürler gurubuna ister aktif diyin ister pasif. Bu müdürler yıllardır Sultanbeyli Belediyesi’nde ve artık müdürlüğün dışında babalar gibi ticaret yapıyorlar. Aldıkları maaşlar belli ama uçuk servetleri daha çok belli. Bütün müdürleri töhmet altında bırakmam istemem ama sözünü ettiğim müdürler gurubunu Başkan Keskin’de, siyasetle ilgilenen birçok isimde çok iyi biliyor. Bunlar değişmediği süre içerisinde belediye içerisinde başarılı insanların keşf edilmesi zor. Ha! bu gruba dokunmak da şimdilik biraz zor. Çünkü, Alaattin Ersoy cesaret gösterip bu guruba dokunmuştu ama onlarda içeriden birçok konuyu dışarıya servis etmişlerdi. Sonuç ortada. Bu grupla ilgili umarım birileri mesajı almıştır. Söz müdürlerden açılmışken Başkan Keskin’e Sultanbeylili bir vatandaş olarak şu tavsiyede bulunuyorum. Müdürlerin altına verdiğiniz araçları Allah rızası için bari Cumartesi Pazar vermeyin. Ağalar, Cumartesi Pazar bile keyfi kullanımlar yapıyorlar. Nihayetinde mazot paraları bizim cebimizden çıkıyor. En azından bu adımla müdür saltanatının önüne geçeceğinizin mesajını vermiş olursunuz. Aksi takdirde bu “küçük Ergenekon müdürler birliği” bir gün başınıza büyük işler açabilir. Benden kardeşçe bir tavsiye. Gayri gerisini sizler bilirisiniz.  Bu değerlendirmeden sonra oluşan yeni ekibin Sultanbeyli’ye hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor hepsine başarılar diliyorum.

 

“Yeni Başkan yardımcıları ve müdürler nasıl?” Başlıklı Haber İçin 2 Yorum Yapılmış
  1. coşkunemlak dedi ki:

    konuşacak çok şey var amma ne ben söyleyeyim nede siz duyun herkes hesabını mutlaka bir gün verir.
    dürüstlük adeta pamuk ipliğine bağlı bir durumdur.
    bıraksan gider çeksen kopar.
    o ince noktada durmak her babayiğidin işi değildir.

  2. yusuf ışık dedi ki:

    recep bey ağzına sağlık gene mertce ve dürüstçe yazmışsın allah senden razı olsun.

Yorum Yap

Ad Soyad (required)

E-mail (required)

URI