İSLÂM’I SARAN EN BÜYÜK TEHLİKE: Vehhâbîlik!..

Rahmân ve Rahim olan Rabbimize Hamd-u Senâlar, Efendimi Aleyhissalâtu Vesselâma da Salât-u Selâmlar olsun.

Merhabalar aziz okurlarım ve değerli dostlarım. Yazının başlığına bakarak gelecek satırlarda Vehhâbîliği açıklayacağımı sanmayın! Arzu edenler bu farklı akımı kitaplardan, ansiklopedilerden okuyabilirler; mesela Muhammed Bin Abdulvehhâb ismi üzerine çok mürekkep dökülmüştür!..

Biz burada, şu anda tüm dünya Müslümanlarının ORTAK mekânı olması gereken MEKKE ve MEDİNE Şehirlerinin durumunu biraz irdeleyeceğiz…

Evvela “MEDED YÂ SÂHİBEL HARAMEYN!..” diye niyaz ederek dünya Müslümanlarının başlarındaki kof, pısırık, batı hayranı, madde esiri, Peygamber Aleyhisselâm’dan kendilerinde bir zerrecik iz’an ve hiss-i Nebevî kalmamış, şöhret budalası, bâhusûs Osmanlıya hıyanet içerisinde olan idarecilerini ve bu ümmetin malca zenginlerini Cenab-ı Zülcelâle şikâyet ediyorum; Rabbim onları bildiği gibi etsin!..

Nedir Allah aşkına şu İslâm’ın iki kutsal şehri olan Mekke ve Medine’nin sinesine saplanan “mega-projeler”? Metrekaresi 200 bin dolarlarla  benim Ka’bemin tepesine dikilmiş şeytanî emlakın pazarcısı ve patronu kimdir? 1781 yılında Osmanlılar tarafından Mekke’yi korumak için inşa edilen Ecyad Kalesini 2002 senesinde hâk ile yeksân edenler kimlerdir, o Kalenin yerine30 kilometremesafeden görülebilen şeytan kulesi “Abraj el-Beyt”i inşa edenler kimlerdir?

Kabe’nin etrafını dünyanın en lüks otelleriyle çevreleyenler, o mübarek mekânı alışveriş merkezi kılıklı gösterişli projeler yatağı haline getirenler kimlerdir? Kutsal HACC ibadetini boş yıldızlı tatil havasına sokanlar ve Müslümanların maneviyatını törpüleyenler kimlerdir? Bu elîm gidişata karşı az da olsa çıkabilen cılız seslere “Devlet otoritemizin kararına kimse karışamaz” cevabı verme cesaretini Suud Saltanatına verenler kimlerdir?

Kur’anda “Hz. Muhammed’in eşleri Müslümanların anneleridir!” ikazı dururken, Mübarek annemiz Hz. Hatice’nin evini umumi tuvaletlere yer açmak için rahatlıkla yıkabilen YIKILASI saltanat kimlere aittir? Bu elîm saltanata destek verenler ve o destek verenlere destek verenler de kimlerdir? Yazıklar olsun!!!

Kur’anda, Hicret yolculuğundaki “İkinin ikincisi!” övgüsüne mazhar olmuş Hz. Peygamber’in büyük dostu ve Halifelerinin ilki Hz. Ebu Bekir Efendimizin evinin yerine “Hilton Oteli” yükseltenler kimlerdir?

Kültür mirası namına bir düşünceleri olmayan suud hanedanı Osmanlıdan ve İslâm’ın izzetinden iz bırakmamaya ahdetmiş olmalı ki çoğu yabancı marka olan otel ve alışveriş alanlarını bazen yüksekliği 200 metreyi aşkın binalar şeklinde Kutsal Beldelere doldurmak suretiyle adeta Beytullah’ı ve Ravza-i Mutahhara’yı gözükmez hale getirmeye çalışıyor!..

Adamların derdi “daha çok hacı gelsin” değil “daha çok müşteri gelsin!” anlayışına hizmet olmalı ki Ka’benin çevresinin genişletilmesi bahanesiyle Beytullah’a yakın ne kadar tarihî eser varsa hepsini silip süpürmek! Bu projenin amacı büyük ihtimalle Hz. Peygamber’in doğduğu evi ve semti yok etmek!..

Medine’yi bekleyen en büyük tehdit ise Vehhabilik anlayışında türbe ve kabir ziyaretleri şirk sayıldığından esas hedefin YEŞİL KUBBE oluşudur! Mesela, Hz. Peygamber’in vefatından sonra Müslümanların toplandığı ve ilk halifeyi seçtikleri Beni Saide Gölgeliği artık yoktur!..

Uhud Savaşı’na sahne olan Uhud Dağı yol genişletme çalışmalarının tehdidi altındadır. Hendek Savaşı sırasında Hz. Peygamber’in dua ettiği yerlerde kurulan yedi cami yıkım projelerine dahil edilmiş! Hz. Osman’ın Medinelilere su getirmek için satın aldığı Bedir Kuyuları unutulmaya terk edilmiş! Ve, Medine’yi tehdit eden projelerin başında ise Mescid-i Nebevi’nin genişletilmesi projesi gelmektedir!.. Bu projenin temeli kral tarafından geçen yıl atıldı bile!

Mekke ve Medine’yi İslamî kimliğinden koparmaya çalışan ve İslâm’ın sinesine saplanan bu zehirli hançeri kim çıkaracak ya da kimler bu hususta elini taşın altına koyacak?..

Dünya Müslümanlarının ortak malı olan Mekke ve Medine derhal Suud tasallutundan kurtarılmalı, bütün dünya Müslümanlarından seçilmiş bir MÜTEVELLİ HEYETİ tarafından idare edilmelidir.

Mekke ve Medine Şehirlerine esas anlam katan Mescid-i Haram ve Ravza-i Mutahhara’dır; binaen aleyh bu iki Şehirde bu iki Kutsal Mekândan yüksek bina olmamalı, olanlar derhal yıkılmalı, oteller biraz uzağa yapılmalı Mescid-i Haram ve Ravza-i Mutahhara’nın yakın çevresinde Müslümanları İBADETTEN alıkoyan hiçbir şey bırakılmamalıdır. İstimlak için gereken finans kaynağı Dünya Müslümanlarıdır; İslâm Konferansı Teşkilatı BAŞINI KUMDAN ÇIKARMALIDIR!..

Bir an önce saldırgan Suud iğfalini durdurmak tüm dünya Müslümanlarına cenaze namazı hükmünde bir farizadır; baksanıza adamlar tarihi yok etmekle kalmayıp, tarihin at yapısını da yok ediyorlar!.. Ecyâd Kalesini yıkıyor, Kalenin, üzerine bina edildiği Dağı da traşlıyor ki gün gelip TARİH TEKERRÜR ETMESİN!..

 

Eeeeeey Müslümanlar! Gerekirse HUDEYBİYE’deki gibi “bu sene Mescid’i tavaf etmeyeceksiniz!” fakat, Mescid’in gelecek senelerini ve gelecek nesillerini kurtaracaksınız! Kim bu vazifeden kaçarsa bilsin ki gücü nispetinde İndallah mes’uldür!..

Acizane, fakîrâne ve fakat hâlisâne bizim de sadece bu yazıyı yazmaya gücümüz yetebiliyordu ve ELHAMDULİLLAH yazdık; işte siz de okudunuz!..

Siz neler yapabilirsiniz?.. Selam ve arz-ı hürmet eylerim…

Yorum Yap

Ad Soyad (required)

E-mail (required)

URI